GORİS

En son güncellendiği tarih: 27 Eyl 2018

Ermenistan’ın biraz güneyine, daha dağlık kesimine, serin, yağmurlu; insanlarının da bir o kadar sıcak olduğu Goris’e…

Erivan’dan Goris’e Güney Otobüs Durağı (50 Tigran Mets Cad.)’ndan kalkan otobüsle (2500 AMD) gidiliyor. Saat 9 ve 16 olmak üzere günde iki otobüs kalkıyor. Bana turist bilgilendirme ofisi belli bir saati yok demişti iyi ki güvenip de geç gitmemişim. Erivan’dan Goris’e 4 saatte gidilebiliyor. Fakat bu ülkelerde mola çok sevildiği için bu süre biraz daha uzuyor. Erivan’dan yola çıkan otobüs bir süre Türkye sınırına çok yakın mesafede ilerliyor. Bu konumda iken Ağrı Dağı manzarası yolculara eşlik ediyor. Ağrı Dağı, Ermeniler’in deyişiyle Mount Ararat, milli bir sembol niteliğinde. Ermeni halkının tarihi boyunca topraklarının bir parçası olan dağ, şu an acı bir biçimde gördükleri ama ulaşamadıkları, ötesine geçemedikleri bir konumda.

Yolculuk boyunca bir gidiş bir dönüş olmak üzere çift şeritli bir yol kullanılıyor. Zaten ülkede bizimki gibi duble yollar görmek imkansız. Yolda yarım saatlik bir mola Yeghegnadzor Food Court adlı yol tesisinde veriliyor. Hiç aç olmamama rağmen bir lahmacun da burda tatmayı ihmal etmedim. Nedenini pek açıklayamıyorum ama Ermeni lahmacunları gerçekten çok lezzetli, belki de baharat çeşidi ve dengesinden dolayı olabilir.

LAHMACUN - YEGHEGNADZOR FOOD COURT

Yol o kadar keyifli ki. Değişen iklim ve coğrafi yapı kendini belli ediyor. Meyve bahçelerinin yerine geniş bozkırlar, buğday tarlaları alıyor. Ardından kocaman dağlar ve vadiler. En sonunda puslu ve ıslak bir hava. Saat 13’ü biraz geçe şehre vardık. Booking.com’dan önce Lovely Goris diye bir hostelden yer ayırtmıştım. Ancak şehirde dolanıp bir türlü verilen adreste orayı bulamayınca Center isimli bir yere rezervasyonumu değiştirdim. İyi ki de değiştirmişim. Tüm gezginlerin bir arada kaldığı popüler bir yerdense bir Ermeni ailenin evinin bir odasında kalma fırsatım oldu. Eve gidince önce kadınla beraber yatağımın çarşaflarını değiştirdik, ardından bana anahtarları verdi. Türk olduğumu öğrendiği için pek hoşnut olmamış gibi geldi ama bilemedim.

Goris, ülkenin ilk düzenli planla inşa edilmiş bir şehri imiş. Binalar maksimum iki katlı ve Erivan’daki binalardan oldukça farklı. Oradaki gibi mor ve kzılı rengi taş kaplama yerine direkt taştan yapılmış evler var. Taşların arası beyaz harç ile doldurulmuş. Şehrin ise alt yapı sorunu yok. Yolların kenarlarında suların aktığı çukurlar bulunuyor, şarıl şarıl sular akıyor. Şehirde ben ziyaret etmedim ama Resim Galerisi, Arkeoloji Müzesi ve Aksel Bakunts Ev Müzesi bulunuyor. 25 bin nüfusa sahip şehirden Vararak adlı bir nehir geçiyor, zaten şehir de bu nehrin oluşturduğu vadinin içinde dağlarla çevrilmiş bir konumda bulunuyor. Taş devrinden bu yana yerleşimin olduğu şehir İpek Yolu’nun önemli duraklarından biriymiş.

GORİS

Goris’e gelen birinin mutlaka gitmesi gereken yer Tatev Manastırı. Yine şanslıydım ki sadece Pazartesi ve Cuma günü saat 9 ve 15’te Tatev’e giden dolmuşa yetişmiştim. Dolmuş yine hurda ve tıklım tıklım doluydu. Yanıma oturan adam nereli olduğumu sorunca “Fransız” olduğumu söyledim ve beni okşadı bağrına bastı. Ermeniler’in Fransızlar’a karşı ayrı bir sempatisi var.

TATEV DOLMUŞU

Tatev’e Goris’ten yolculuk 1 saatte fazla sürdü herhalde. Saate bakmadım çünkü yol öylesine yokuşluydu ki otobüsün çıkamayışını izlemek çok heyecanlıydı. Asfaltsız dağ yolunu çıkmaya gücü yetmeyen otobüs sürekli duruyor, tekrar çalıştırılıyor, garip sesler çıkara çıkara yoğun egzos dumanıyla yavaş yavaş dağı tırmanıyordu. En nihayetinde Tatev’e vardık. Tatev, bir köy ama ben köye değil de köyün biraz aşağısında bulunan Tatev Manastırı’na doğru ilerledim.

9. yüzyıldan beri ayakta olan Tatev Manastırı, Ermenistan’ın en eski ve en meşhur dini mekanlarından biri olma özelliği taşıyor. Zamanında manastır aydınlanma konusunda önemli rol oynamış, Tatev üniversitesi teolog, filozof ve sanatçıların eğitim merkezi olmuş. 1912 yılına kadar kilisenin kütüphanesi de işlevini koruyormuş ve burada birçok önemli el yazması eser mevcut imiş.

Manastır kompleksi büyük taş duvarlarla çevrili ve 3 kilise bir arada bulunuyor. Şu anda Tatev Canlandırma Projesi kapsamında manastırın belli kısımları aslına uygun şekilde restore edilmeye çalışılıyor ancak doğal görünümlü taş yerine daha düz ve keskin kesilmişlerinin konmuş olması gerçekçiliğini bozuyordu.

TATEV MANASTIRI

Manastırın hemen yanına bir de yağ fabrikası yapılmış. Manastır kompleksinin dışına yapılmış olmasının sebebi köylülerin de din adamlarını rahatsız etmeden kendi yağlarını çıkarabilmelerini sağlamakmış. Tabi yağ deyine zeytin gelmesin aklınıza. Ayçiçeği, susam gibi çekirdek yağları çıkarılıyormuş. Bir kaya dönerek aşağı doğru çevrilirken başka bir parça da çuvallara doldurulmuş tohumları ezerek aşağıdaki testiyi yağ ile dolduruyormuş.

Tatev’den dönüş geliş kadar zorlu olmadı; ama belki de süre olarak hemen hemen aynı olmuş olabilir. Tatev’in turizmini artırmak ve ulaşımı kolaylaştırmak için 5752 metrelik uzunluğuyla dünyanın kesintisiz en uzun teleferiği inşa edilmiş. Guinness Dünya Rekorları’na adını yazdıran teleferiğin adı “Tatever Wings of Tatev” yani “Tatev’in Kanatları”. 12 dakikalık yolculuk süresince teleferikte Ermenice, Rusça ve İngilizce açıklamalar yapılıyor, gördüklerimiz anlatılıyordu. Ama yalnızca iki teleferik vagonu olduğu için bir 12 dakika beklemek gerekiyor ve tüm insanlar tıkış tıkış aynı yere biniyordu. Oldukça etkileyici bir yolculuktu. Hele zorla tırmandığımız yolun kuşbakışı halini görmek korkutucuydu. Teleferiği tek yön kullanmak için 3500 AMD ödemek gerekiyor, gidiş dönüş yapınca daha indirimli oluyor. Ama en azından bir yönü dolmuşla gitmek hem halkla buluşmak hem de yolun zevkini çıkarmak açısından daha iyi bence.

TATEV'İN KANATLARI - DOLMUŞLA TIRMANDIĞIMIZ KIVRIMLI TOPRAK YOL

Teleferiğe de bindim ama “Ne ile döneceğim?” derken bulduğum taksici bana 4000 AMD’ götüreceğini söyleyince kariı çıkmak zorunda kaldım. Belki kendim birini bulup taksiyi paylaşabilirdim. 12 dakikada bir yolcu indiren teleferiğin kapısında beklemeye koyuldum, hemen önündeki elma bahçesinden de karnımı doyurdum J. Şans eseri taksici yanıma gelip fiyatı 1500 AMD’ye düşürdü, ben de kabul etmek zorunda kaldım. Çekyalı çocuklarla taksiyi paylaştırdı, daha doğrusu ek olarak benden de para alarak kazıkladı diyebilirim.

Goris’e tekrar vardığımda hava yavaştan kararmaya başlamış, hafif de yağmur çiseliyordu. Şehir zaten küçüktü, dükkanlar da yavaş yavaş kapanıyordu. Sokaklarda rastgele dolaşırken bir lavaşçı karşıma çıktı. Ermeni lavaşı muhteşem bir şey. Hele ki sıcağına denk geldiyseniz… Un, tuz ve su ile hazırlana hamurun pişirilmesi için odun ateşi ile yakılmış “tonir” adlı fırınlar gerekiyor. Yerin içine doğru kuyu gibi ilerleyen bu fırınların duvarına yapıştırılarak pişiriliyor lavaşlar. Tabi yuvarlak top şeklindeki hamuru büyük dikdörtgen şeklindeki yastığımsı şeye gerdirerek yapıyorlar bu işlemi. İnsanlar bu uzun lavaşlardan 5-10 tane birden alıyor genelde. Ama ben sıcak sıcak tereyağı ve peynirle yemeyi tercih ederim. Lavaşımı alıp, markete girdim. Küçük bir parça peynir, yoğurt, biraz da domates… Marketteki kasap bölümünde istediğin eti 30 dakika içerisinde pişirmeleri de çok hoştu. Bekleyebilecek olsam mutlaka yaptırırdım.

LAVAŞ FIRINI

Goris’te yağmurlu bir sabaha uyandım. Ermeni annem bana kahvaltı hazırlamıştı. Lavaş, pide, kayısı ve frambuaz reçeli, peynir, yumurta, tereyağı ve çay… Kadının yaptığı reçeller çok lezzetliydi. Kadın da yanıma oturup benle konuşmayı denedi. O Ermenice, ben İngilizce, biraz da beden diliyle iyi anlaştık. Anlaşabilsek neler neler soracaktı kim bilir? Türkiye’yi çok merak ediyordu, Türkiye’de de 3 ay, 3 hafta veya 3 gün kalmıştı, hangisini demek istedi bilemiyorum artık. Erdoğan’ı da çok merak ediyordu, Azeriler gibi hayranı değildi.

ERMENİ ANNEMİN KAHVALTISI

Kısa da olsa hoş zaman geçirdiğim Goris’ten doğruca sadece Ermenistan’ın tanıdığı “yok ülke Karabağ’a”… Goris’ten Karabağ’ın başkenti Stepanakert’e her gün Mina Hotel’in karşısından saat 10.30’ da dolmuş kalkıyor, ücreti de 2000 AMD.

Goris’ten kalkan otobüslerin detaylarını verecek olursam:

Goris-Erivan 09.00, 16.00 Turizm Ofisi’nin önünden (2500 AMD)

Erivan-Goris 09.00, 16.00 Güney Otobüs Durağı (50 Tigran Mets Cad.) (2500 AMD)

Goris-Qarahunj Her 30 dakikada bir Posta Ofisi’nin önünden (100 AMD)

Qarahunj-Goris Her 30 dakikada bir (100 AMD)

Goris-Verishen Her 30 dakikada bir Posta Ofisi’nin önünden (100 AMD)

Verishen-Goris Her 30 dakikada bir (100 AMD)

Goris-Sisian 13.30 Viva Cell’in önünden (800 AMD)

Sisian-Goris 09.30 (800 AMD)

Goris-Kapan 12.00, 15.00 Turizm Ofisi’nin önünden (1500 AMD)

Kapan-Goris 09.00, 12.00 (1500 AMD)

Goris-Kndzoresk Viva Cell’in önünden Hafta içi 07.50, 09.00, 11.00, 13.30, 15.00, 17.00 / Hafta sonu 09.00, 11.00, 13.30, 17.00 (350 AMD)

Kndzoresk-Goris Hafta içi 08.20, 09.30, 11.30, 14.20, 15.30, 17.30 / Hafta sonu 09.30, 11.30, 14.20, 17.30 (350 AMD)

Goris-Stepanakert 10.30 Mina Hotel karşısından (2000 AMD)

Stepanakert-Goris 14.30 (2000 AMD)

GORİS