MISIR GÜNLÜKLERİ - FAYOUM

En son güncellendiği tarih: 13 Eki 2018


28.07.2017 - FAYOUM

Gezilerin en sıkıcısıydı. Sabah 6.40’ta başlayacak gezi her zamanki gibi bir saatten fazla bir rötarla başladı. Daha da geç başlanabilirdi aslında. Sabah İspanyol çocuğun komut alamadığı için bir türlü Uber çağıramaması yüzünden biz de hafif geç kaldık. Çocuk bir şey söylenmeden hareket edemiyor, söyleneni de anlayamıyor. Fayoum Kahire’ye 100 km uzaklıkta bulunan Mısır’ın en büyük vahası. Mısır’ın bahçesi de denen bölgede birçok tarım ürünü yetiştiriliyor. Yolculuk esnasında ilk önce Karun Gölü’nü gördük. Normalde yanında durmazdık ama diğer otobüs polis kontrolünde sorun yaşadığı için onları beklerken gölü inceleme fırsatı bulduk. Tabii ki de pislik içindeydi. Gölün kumsalı çöplerden oluşuyordu. Ardından çöllerin arasından Elmodavra Dağı ve buradaki Mısır’ın tek şelalesi olan şelaleyi gördük. Şelale de demek güç aslında, bizim restoranlarda süsleme amaçlı yapılan eski moda şelaleler bile daha büyük sayılabilir.

ŞELALE

Sıcakta yana yana Magical Lake – Sihirli Göl’ gittik. Gölün renkleri yeşilden koyu maviye harika bir geçiş yapıyordu. Bütün günümüz burada sanki bugünün bitmesini bu sıcakta bu kumun üstünde bekleyeceğiz der gibiydi. Kum sörfü yapmaya çalıştık ayaklarımız yandı, gölde Faluka denen tekneyle tur yaptık, maksimum 10 dakika sürdü, geri kalanında çadırda oturduk, yattık, yuvarlandık. Kahvaltıda yemek olarak Fteer dedikleri ki bence değildi, ince kat kat hamur ve yanında acılı bir peynir ve insanlara bal diye yutturdukları sonra yediğime pişman olduğum (hazır kavanozdan döktükleri için) Molossa denilen pekmez benzeri bir şey verdiler. Öğlen de pilav, salata, patates yemeği ve bir parça mangalda tavuk. Artık bu menü de bıktırdı. Aç kalırım diye sürekli pilav ve patates yemek zorunda kalıyorum. Gerçi bütün gün oturup aç kalınmaz herhalde. Saat 7’ye doğru oradan ayrılıp yola çıktık. Öbür otobüs polisle sorun yaşamıştı. O yüzden bütün gün 2 polis arabası bizimle birlikte dolaştı. Dönerken de polisler ile aynı arabanın kasasında gittim. Herkes susuzluktan ölüyordu. Ben de gözlerimi kapattım suyu düşünmemeye başladım.

SİHİRLİ GÖL

Neyse ki otel benzeri bir yere vardık. Su… Orada da herkes duş aldı, herkese oda yetmediği için , geri kalan bahçedeki çadırlarda kalacaktı. Duş almaya tam karar verdim, şansıma sular yoktu. Vazgeçtim ve önüme tabldot tabağında yemek konuldu. 2 yeşermiş yumurta, 2 dilim domates, 3 dilim salatalık, çirkin bir fuul, sanki deterjanlı yeşil zeytin, yapaylığını yerken hissettiğin beyaz peynir, cips. Yemeyeceğim ne varsa bir arada. Bunu yedik artık. Akşam Çinli Penn, Yitong, Mark ve Pakistanlı Waqar biraz çatı katında oturduk. İnanılmaz sıkıcı bu gün ve gece 4.30’ta yola çıkmamızla bitecek umarım.