MISIR GÜNLÜKLERİ - DÖNÜŞ

Güncelleme tarihi: 14 Eki 2018


12.08.2017 - DÖNÜŞ - KAHİRE - İSTANBUL - İZMİR - MANİSA

Sabahleyin erkenden kalkıp saat 14.20’deki İstanbul uçağım için sabah 7 olmadan yola çıktım. Önce 19 şehir gezme projesi olarak geldiğim projede 11 şehir (+1 kendim gezdim) gezdiğim için projeye verdiğim paradan bir miktar geri almak üzere yol üstünde birinin evine uğrayıp havaalanına ulaştım.

KAHİRE HAVALİMANI

Mısır Havalimanı’nda bizdeki gibi önce x-ray’den geçiliyor, fakat burada farklı olarak ayakkabıyı çıkartmak şart. Ayrıca Türkiye’de gücün yetmeyip kaldıramasan bile “O benim görevim değil” diyen güvenlik görevlilerinin aksine banta yolcuların çantalarını koyan iki görevli de bulunuyor.

Sabahleyin çok erken geldiğim için daha benim biletimi vermiyorlardı. Oturacak çok yer olmadığı için iç hatlar terminaline doğru giden bir yol buldum, sonra orada kenarda bir yerde oturup bilgisayarda fotoğraf temizliği yaptım ki o sırada bir adam burada oturamazsın yasak gibi şeyler demeye başladı. Ben de oturuyorsam ne oluyormuş gibi tartıştım, adam en sonunda bıraktı beni. Bilet saatim geldiğinde fark ettim ki geldiğim o yol normalde kapalıymış ve ben açık haline denk gelmişim. Güvenliklere takılıp valizi tekrar kontrolden geçirdim. Adam da enteresan bir biçimde “Çantanda milyon dolarların ver mı?” deyip güldü, anlam veremedim.

Biletimi alıp bavulumu transit yaptım ki bavulum direkt İzmir’e gitsin. Sonra pasaport kontrolünden geçip bekleme salonuna doğru gittim. Buradaki havaalanında kapı önündeki bekleme salonları uçağa 1 saat kala açılıyormuş, o yüzden bekleme salonuna giden penceresiz hastane koridoru gibi bir yerde oturdum. Üstelik bekleme salonuna girmeden önce tekrar ayakkabı çıkartmalı x-ray kontrolü oluyordu. Ayrıca bekleme salonunu ikiye ayırmışlardı, bileti kontrol edilen öbür tarafa geçip oturuyordu. Bir de bilet koleksiyonumu bozmak için sanki biletin koparılan küçük kısmını onlar aldı. Bir şeyde de terslik yapmasalar olmazdı sanki.

Oldukça dandik otobüsümle küçük Egypt Air Express uçağına vardık. 1 sırada 4 kişi oturuyordu. Ama Aegean Airlines’dan çok daha iyiydi. Yemek olarak bezelyeli pilavlı et yemeği, tiramisu tadında pasta, ekmek ve üçgen peynir ve salata yedim. Komik olan saplı plastik bardağı hostese verip doldurmaktı, yıkanıp tekrar yolcuya sunuluyordu.

İstanbul’a varıp Fransız olarak seyahat etmeme rağmen hemen Türk vatandaşları için olan bölümden hızlıca giriş yaptım ve dosdoğru iç hatlara, İzmir uçağına. 45 dakika rötarlı kalktı uçak. İzmir’e vardığımızda transit yolcuları dış hatlara yolladılar valizleri için. Bekle bekle gelmiyor, bantlar durdu. Benim ve 4-5 kişinin valizleri yoktu. Mısır’ın son yaşatacağı olumsuzluk da buydu herhalde. Hayatımda ilk kez de bavulum gelmemişti. Görevliye sordum, nedense benimkini 10.30’da varacak uçağa vermişlerdi. Nasıl olsa ülkeye dönebildim diye hiç sorgulamadan onayladım ve saatinde gelip aldım.

Çok enterasan maceralar, saçmalıklar, güzellikler dolu bir geziydi. 42 günde Mısır’ı gerçekten gördüğümü ve yaşadığımı hissettim. Ama şimdi sıra en zor kısımda, bunları en güzel şekilde anlatacak mini belgesellerimi hazırlamakta. Bakalım bir sonraki nca.nomade gezisi kimlerle nereye olacak? Kafamda küçük planlar var ama ne olacağı hiç belli olmaz, Mısır hiç aklımda yok iken çıkmıştı karşıma. Ama Mısır sayesinde istediğim gezinin nasıl bir şekilde olması gerektiğinin farkına vardım. Bundan böyle nca.nomade!

MERVE, DENİZ, ÖYKÜ, NCA TAHRİR MEYDANI'NDA!

DÖNMEDEN ÖNCE EVİN SON HALİ: