BERLİN'DE NE YENİR?

Almanya'nın başkenti Berlin'de nerede ne yiyebileceğinizin en güzel listesi bu yazıda! Berlin, barındırdığı birçok farklı milletten vatandaşı sayesinde mutfak konusunda da Alman yemeklerinden daha kolay bir şekilde yabancıların yemeklerini bulabileceğiniz bir şehir. Bu yüzden de nokta atışı mekanlarla seyahatinizi lezzetli kılmak gerek. Eminim ki böyle bir listeyi başka yerde bulamazsanız. Merak ediyorsan haydi başlayalım:


Thai Park

Berlin'de en çok nereden keyif aldım diye sorulacak olsa cevabım Thai Park olur. Haftasonları Preußenpark adlı parkta kurulan Thai Park, Berlin'de yaşayan başta Taylandlılar olmak üzere Uzak Doğulu insanların kurduğu bir pazar. Onlarca stant kurup onlarca çeşitte yemekler yapan Asyalılar, bir anda sizi Almanya'dan farklı bir ülkeye taşıyor. Biraz pis, sağlıksız gözükebilir ama gerçekten de lezzetli. Tabi kullandıkları hazır ürünleri, ne olduğu belirsiz sosları biraz olsun göz ardı edip tadını çıkarmak lazım. Kızarmış böcek, mangolu pilav, kızarmış et parçaları, alkollü kokteyller derken insan ne yiyeceğini şaşırıyor. Fiyatlar da şehrin normaline göre oldukça ucuz. Benim seçtiğim yiyecekleri gerçekten öneririm. Hindistan cevizi soslu şiş tavukla başladım. Ardından Tayland sosisi yedim. Topçuk topçuk kısımları olan sosis oldukça lezzetliydi. Ardından rengarenk mantıları gördüm. Her birinin içinde farklı et karışımı olan önceden hazırlanmış mantılar yemeden önce tavada tekrar kızartılıyordu. Benim tercihim domuz etli soğanlı olan oldu. Finali ise bence Thai Park'ın fenomeni olmaya aday genç kızın yaptığı Pad Thai ile yaptım. Tofulu, karidesli ve tavuklu çeşitleri olan Pad Thai 'den kız aynı anda 5 tane yapıyordu. Önce yağlı tavaya atılan noddlelar yumurta, yer fıstığı, soğan gibi birçok malzeme ile karıştırılıyor. Oldukça lezzetli ama karnı tok olan birinin yiyemeyeceği bir tabak haline geliyor. Siz de Berlin'e geldiyseniz hafta sonu mutlaka buraya uğrayın. Özel olarak şemsiye ve masalar da konuluyor, rahatça vakit geçirilebilir.

THAI PARK
TAYLAND SOSİSİ
PAD THAI



Fleischerei Domke

Berlin'de Alman yemekleri yemeye kalkınca en az 15 Euro'yu gözden çıkarmak gerekiyor. Güzelliğinden emin olamayacağınız, belki de aşırı turistik mekanlara para harcamak yerine aynı fiyata 2 çeşit Alman yemeğini Fleischerei Domke'de yiyebilirsiniz. Kasap Domke Amca'nın bu mekanı hem kasap hem de minik bir büfe-lokanta. Eğer ki domuz tüketiyorsanız buraya gitmeniz şart. Çünkü burada yalnızca 6 Euro'ya kocaman bir domuz parçası olan Eisbein yiyebiliyorsunuz. Kocaman kemikli et yemeğinin adı da eskiden paten tekeri yapılan domuz kemiğinden geliyormuş. Defne yaprağı ile pişirilen et haşlanmış patates ve Rotkohl yani pişirilmiş mor lahana turşusu ile servis ediliyor. Burada yediğim Rotkohl diğerlerinden farklı olarak yoğun bir karanfil aromasına sahip. Ancak karanfil sevmediğim halde çok hoşuma gitti. Çok sevmediğim ama tadabileceğiniz diğer yemek ise Kapern Klopse yani kapari soslu Alman köftesi. Kaparisi dışında bir esprisi yoktu. Domuz yemeyenler için alternatif olarak ise rulo şeklinde yuvarlanıp kürdanlanan Rinderroulade var. İçi soğanlı, salatalık turşulu bu sığır eti biraz kuru ve sertti. Doğrusunu söylemek gerekirse Almanlar domuz dışında bir eti pek iyi yapamıyor. Yine patates ve mor lahana ile servis edilen bu yemeği başka yerde daha iyi bulmak mümkündür. Kısacası domuza doymak için Eisbein yemek için gelinmeli buraya.


EISBEIN
RINDERROULADE


Mustafa’s Gemüse Kebap

Berlin'in gurme mekanlarını araştırırken karşımıza ilk çıkan yer bir dönerci: Mustafa's Gemüse Kebab. Ama buraya gelmeden önce bir döner için en az 1 saat bekleyeceğinizi bilmelisiniz. Eğer ki sırayı görüp birkaç adım ilerideki Currywurst yani körili sosis yapan mekanda atıştırayım derseniz önünüze geçen insanlar sebebiyle 10 dakika daha fazla bekleyeceğinizi söylemem gerekir. Zaten bu dönerin yanında o sosisin lafı bile geçmez. Ben de 1 saat 15 dakika bekledikten sonra bu biraz abartılmış ancak gerçekten de lezzetli döneri tatma şansı buldum. Gemüse, Almanca sebze anlamına geliyor. Yani bu dönerin bizdekinden farkı sebzeli olması. Soslu bir şekilde dönen tavuk etleri, ayrı bir yerde kızartılmış biber, patlıcan, kabak sebzelerle birleştirilip lavaş ya da pita ekmeğine konuyor. Tabi öncesinde fark yaratan kısmı da yoğurtlu, mayonezli ve domatesli 3 farklı sos sürülmesi ve de üzerine marul, lahana, soğan gibi birçok yeşillik ile beyaz peynir de eklenmesi. Sahibi ise tahmin ettiğiniz gibi Mustafa değil de Tarık. Samsun'dan 7 yaşında Berlin'e gelmiş. 20 yaşında amcasının yanında dönerciliğe başlayıp 10 yıl sonra da kendi küçük büfesini açmış. Doğrusunu söylemek gerekirse o kadar sıra beklemek yerine birçok şubesi olan Hasır'da et döner yemeyi tercih ederim.

MUSTAFA'S GEMÜSE KEBAP



Curry 36

Mustafa's Gemüse Kebab’a gelip kuyruğun uzunluğunu görenler ya pes edip buraya geçiyor ya da sırayı daha katlanılır kılmak için elinde buradan aldığı sosisleri yiyor. Ama eğer ki tek başınaysanız sırayı görüp buradan Currywurst alıp atıştırayım derseniz döner için en az 10-15 dakika daha bekleyeceksiniz demektir. Ona göre… Currywurst yani körili domates soslu sosis yanında patates ile yeniyor genelde. Benim gibi yanına karamelize soğan alıp sosisinizi de “mit darm” yani kabuklu (2,50 €)seçebilirsiniz. Ama paranızı boşa da harcamayın; dönerin yanında o sosisin lafı bile geçmez.

CURRY 36
MIT DARM SOSİS & KARAMELİZE SOĞAN



Hasır

Berlin'de tadı damağımda kalan lezzet Hasır'ın et döneri! Türk nüfusun çok fazla olduğu Berlin'de her taraf dönerci. En meşhuru Mustafa’s Gemüse Kebap olsa da 1,5 saat beklemek yerine şehrin birkaç noktasında şubesi olan Hasır'da ya oturup Türk yemeklerini tadabilir ya da elinizde dürümün tadını çıkarabilirsiniz. Döner, hayatımda yediğim dönerlerin en güzeli şu an için. Türkiye'deki gibi içine patates tıkılmış, lavaş 2 kat sarılmış, eti aradığınız bir dürüm değil. 3 farklı sos, bolca yeşillik ve de bolca yağlı et. Ve yanılmıyorsam içinde taze sarımsak vardı ki o lezzeti daha da artırıyordu. İki farklı şubede de yedim, kalite aynı idi. Bir daha gitsem bir daha yerim.

HASIR ET DÜRÜM


Zeit Für Brot

Daha önce Cinnamon Roll yani tarçınlı çörek yediniz mi? Hafif ekşi kokulu olsa da ısırık aldığınız anda ağzınızda bir lezzet bombası olarak patlayan oldukça şekerli bir lezzet olarak tanımlayabilirim. Ben ilk kez Mısır’da dünyaya yayılmış zincir Cinnabon markasında tatmıştım bu lezzeti. Berlin’de de fabrikasyon olmayan halini tatma fırsatı bulmuş oldum. O kadar güzeldi ki bir ikinciyi daha üstüne yedim. 2,80 € ‘dan başlıyor fiyatlar. En ucuzu tabii ki sadece şekerli ve tarçınlı olanı ki bence hamurun lezzetine de bu çeşidi ile varabiliyorsunuz. Ama dayanamayıp bir de beyaz çikolatalıdan da tattım. O da güzeldi tabii ama çikolata ön plana geçiyor aslında. Hamur rulosunun ara kısımlarına konuyor malzemeler. Çöreğin detaylı yapımını da camla ayrılmış yapım atölyesine bakarak izleyebilirsiniz.

ZEIT FUR BROT



Frau Behrens Torten

Kurfürstendamm Caddesi’ne gideceksiniz bir de Frau Behrens’in mükemmel tatlılarından yemeye davet ediyorum sizi. Hemen oturmayın, önce gidip bir tatlılara göz atın. Hangisinden yiyeceğinize karar veremeyeceksiniz baştan söyleyeyim. Veganlar için de birçok tatlının bulunduğu mekanda ben de uzun uğraşlar sonucu beni pek tatmin etmeyen elmalı ve kuruyemişli bir tart aldım. Oldukça lezzetliydi. Alman Karaorman pastası kalmış olsaydı daha mutlu olacaktım aslında. Eğer ki oturup yiyecekseniz ücret artıyor haberiniz olsun.

FRAU BEHRENS TORTEN



Backerei & Konditorei Waldtraut Balzer

Aslında hiçbir zaman delisi olmadığım, tatmasam da olur diye düşündüğüm bir Alman lezzetidir Berliner. E Berlin’e gelmişken de en iyi yerde yemek gerekir diye düşündüm. Uzun süren araştırmalarım sonucunda bu mekanı buldum. Mekana girer germez çeşit çeşit Berliner’ler karşılıyor gelenleri. Benim tercihim erik marmelatlı olanı oldu. Hamuru gayet lezzetliydi ama bana Berliner her zaman aşırı tatlı geliyor. Berliner dışında başka hamurişleri de bulunuyor burada. Almanya’da üzeri kırpıntılı hamur parçacıkları olan hamurişlerine Streusel deniyor. Bu topçuklar hamurun tereyağı ve şekerle birleşerek pişirilmesiyle oluşuyor aslında. Tartlara çok yakışıyor. Bu mekanda yeşil Frenk üzümlü halini de buldum. Doğrusu meyve aşırı ekşi geldi ve hamurun tatlılığını çok bastırıyordu. Ama Almanya’dan Streusel denemeden dönmeyin derim.

BERLINER
STREUSEL


Super İberico

Aslında bir ülkeye gidip o ülkeye ait olmayan mekanlara gitmeyi pek sevmem. Ancak Almanya’da kendi mutfakları dışındaki mutfaklar çok daha yaygın diyebilirim. Berlin’de Yahudi Müzesi’ne giderken kendi kendime keşfettiğim Super Iberico, bir Portekiz, İspanya ve Latin Amerika mutfağı restoranı. Yemeklerin yanı sıra oralara ait çeşitli ürünler de satılıyor burada. Doğrusunu söylemek gerekirse o kadar çok yemiştim ki burada bir şey tadamadım. Ama eminim ki usulünce yapıyorlardı yiyecekleri. Portekiz’in meşhur Pasteis de Nata’sını bir denemek lazımdı aslında!

SUPER IBERICO
PASTEIS DE NATA