GAZİANTEP

Güncelleme tarihi: 13 Haz 2020

Eğer nereli olacağım bana doğmadan önce sorulsaydı sanırım Antepli olmayı tercih ederdim. Çünkü burası Türkiye'nin belki de dünyanın en lezzetli şehri. Sadece yemek de değil tarih, kültür, medeniyetler burada. Yazdığım en zor yazılardan biri olacak çünkü her adımında farklı bir lezzet olan bir şehir burası. Antep'e iki defa gittim. İlki 2017'de, Antepli arkadaşım Şevval eşliğinde gezmiştim. İkincisi ise 2020 Ocak ayında, Eylül ve koyun eti yemeyen arkadaşı Fulden ile. Kendim her türlü eti yediğim için bu et meselesinin bir problem olduğunun farkında değildim. Ama maalesef size et kokuyorsa buralarda aç kalırsınız baştan söyleyim. Hadi Antep'te ne yenir beraber bakalım!



Zeki İnal - Şöbiyet "Yeme de yanında yat!" diyebileceğim lezzetlerin başında sanırım Zeki İnal'in şöbiyeti gelir. Antep'e gidip çokça yerde baklava ve türevlerini tattım. Ama İstanbul ya da başka bir şehirde bulamayacağımı düşündüğüm tek lezzet Zeki İnal'in şöbiyeti oldu. Fotoğrafından da anlayabileceğiniz gibi incecik ve çıtır çıtır hamuru, kocaman kaymak parçası ve bol fıstığı ile tam bir lezzet bombası. Isırdığınızda ağzınızı lezzetli sade yağ tadı kaplıyor ama hiç aşırı şekerli gelmiyor. Her malzemenin tadına varıyorsunuz. Tek kötü yanı ise bunu yedikten sonra başka bir şöbiyeti beğenme şansınızın olmaması. 2017 yılında ilk gittiğimde kilosu 72 TL olan şöbiyetin kilosu, 2020 yılı başlarında 150 TL olmuştu. Antep'te "fıstık kuru" diye bir kavramın olduğunu hatırlatırım. Diliyorum ki Korona sonrası iyice artmaz bu fiyatı.


Tarihi Elmacıpazarı Güllüoğlu - Kaymaklı Baklava

1871’e dayanan kökeni ile en eski baklavacı olduklarını söyleyen mekan tarihi çarşının göbeğinde Elmacıpazarı’nda bulunuyor. Buraya gelmişken normal baklavadan mutlaka tatmalı. Ayrıca belirli günlerde çıkan Kaymaklı Baklava’yı tatmanızı da öneririm. Fıstıksız ama kaymaklı bu baklava çok hoşunuza gidecek. Ayrıca fıstıklı Antep kurabiyelerini de denemeyi unutmayın.

Her yerde karşınıza çıkan Güllüoğlu ismi kafanızı karıştırıyor olabilir. Elmacıpazarı Güllüoğlu’nun şu an başında olan Murat Güllü ile mesajlaşmamızdan bir parçayı şöyle paylaşayım:

“Ben ailemde 6. kuşağım. Dolayısıyla ailenin 6 kuşaktır nüfus olarak çoğalmasını hesap edersek, şu anki karışıklık çok normal. Gaziantep’te 3 ayrı Güllüoğlu var:

-Elmacı Pazarı Güllüoğlu, Mahmut Güllü

-Ömer Güllü

-Efkan Güllü

Ömer Güllü, babam Mahmut Güllü’nün amcasının oğludur. Efkan Güllü ise aşağıda saydığım, İstanbul’daki aile fertlerinin amcasının oğludur. İstanbul’da da 3 ayrı Güllüoğlu var; 3’ü de kardeşler:

-Karaköy Güllüoğlu

-Nejat Güllü

-Faruk Güllü

Gaziantep’tekiler olarak hiç birimizin Gaziantep dışında dükkanı yok. İstanbul’dakilerin de Gaziantep’te dükkanları yok. Ama başka bir çok yerde dükkanları var.”



Hacı Usta Baklavaları - Su Böreği

Antep deyince artık benim aklıma en başta kebap ve baklavadan çok Antep Su Böreği geliyor. Su böreği için de favori mekanım Hacı Usta Baklavaları. Burası sabahın erken saatlerinden itibaren süt eşliğinde su böreği servisi yapıyor. Antep’in su böreğinin özelliği incecik kat kat baklava yufkasının sade yağ, Antep peyniri ve maydanoz ile birleşmesi. Hamurun o çıtırlığı, sade yağın lezzeti derken yemelere doyamıyorsunuz. Bu mekanın baklavaları da var ve diğer mekanlara göre daha ucuz. Ancak pek lezzetli değil.



Güllüoğlu Ömer Güllü - Baklava

Şu an Türkiye’de 14 farklı marka Güllüoğlu adını taşıyor. Antep’tekiler arasında benim favorim ise Ömer Güllü. Burada baklava yerken fıstığın tadına odaklanabiliyorsunuz, şeker ön planda olmuyor. Kare baklavalarını tatmalısınız. Baklava şeklindeki baklava ile kare baklava arasındaki fark içerisindeki fıstık oranı. Kare olan daha bol fıstık daha az şeker içeriyor. Mekanda mutlaka fıstıklı burma kadayıftan da tadın. Kıtır kadayıfın içerisinde bolca fıstık bulunuyor. Havalimanında şubeleri bulunan Ömer Güllü’nün enteresan biçimde havalimanında abartılmış fiyatı yok. O yüzden son baklavanızı uçağı beklerken de yiyebilirsiniz.




Evirgeç Ev Yemekleri - Şiveydiz - Cacıklı Arap Köftesi Antep'ten sakın ev yemekleri yemeden dönmeyin. 2017 yılında gittiğimde son anda fark ettiğim bu mekanda Gaziantep'te yalnızca evlerde yiyebileceğimiz yemekleri yapılyorlar. Ben burada Şiveydiz ve Cacıklı Arap Köftesi yedim. Şiveydiz, kuşbaşı et, nohut, taze sarımsak, yoğurt ve naneli yağdan oluşuyor. En merak ettiğim yemekti ve en sevdiğim Antep yemeği oldu. Arap Köftesi ise simidin (küçük bulgur) kıyma ile yoğrulup kaynatılarak pişirilmesi ve Cacık denen yoğurtla birleştirilmesi ile önünüze sunuluyor. İki yemek de çok lezzetliydi, o yıl 30 TL tutmuştu. Daha yiyemediğim birçok ev yemeği de bu mekanda.



Metanet Lokantası - Beyran - Katmer Sabahın en erken saatlerinden öğlene kadar açık olan bu mekanın en meşhur lezzeti Beyran. Yerken sıcağı, acıyı, ekşiyi, eti ve yağı aynı anda yaşayacağınız bu lezzet ne tam bir çorba ne de tam bir yemek. İçindeki ete, pirinç ve et suyu dökülerek hazırlanıyor. Mekan aynı zamanda çaprazına bir de taş fırın katmercisi açmış. Beyran sonrası bir de katmer söyleyebiliyorsunuz. Zekeriya Usta'da yediğime göre rengi daha yeşil, tadı daha tatlı olan bu katmer de oldukça güzeldi fakat Beyran sonrası biraz fazla gelmedi değil. Mekanda şehrin yaşlı amcalarından turistlere kadar herkesi bulabilirsiniz.



Dürümcü Recep Usta - Nohut Dürüm Gaziantep'te tatmak için en sabırsızlandığım yiyeceklerden biri Nohut Dürüm idi. Tırnaklı pidenin arasına patates, marul, soğan ve nohudun konulması şeklinde yapılan bu doyurucu yiyecek oldukça lezzetliydi. İsteğe göre içine koydurduklarınız değiştirilebiliyor. Tıka basa dolu olan mekanda çocuğundan yaşlısına herkes zevkle bunu tüketiyordu. Nispeten sağlıklı bir yerli fast-food aslında. 2020 yılında tekrar gittiğimde bir de “Nohut Çorbası” çıkarmışlardı. Aşırı sarı renkte bir mercimek çorbası gibi gözüken bu çorba tat olarak pek çekici değildi. Yavan ve gereksiz bir tadı vardı.



Altun Et - Maraş Taraklı Oturacak yer kalmamış, ayakta onlarca adam sipariş veriyor, birileri kebap pişiriyor, birileri pişenleri alıp kenarda duran ayran ve salatalardan yiyeceklerini alıyor. Bazısı ayakta yiyor, yere ayran dökülüyor. Biz de Maraş Taraklı söylüyoruz, yanına da lahmacun ve de ayran. Mekanda en beğendiğim şey ayranı oldu. Tırnaklı pidenin arasındaki Maraş Taraklı'nın da etleri lokum gibi. Lahmacunu da güzel ama bomba değil. Burası tursitik değil de yerel halkın bildiği bir mekan.



Katmerci Zekeriya Usta - Antep Katmeri İlk katmerimi İstanbul Köşkeroğlu'nda tatmış ve hayran kalmıştım. Ama Antep beni gerçekten çok farklı olan katmeri ile karşıladı. Antep'in en meşhur, odun fırınında pişen çıtır katmeri Zekeriya Usta'da. İncecik katmer hamurunun arasına kaymak, fıstık ve şeker konularak fırında pişiriliyor. Tatlının baymaması için yanında süt de söylemelisiniz. Gerçekten çok farklı, şekerinin ayarlı olduğu mükemmel bir lezzet idi. Öyle İstanbul’daki gibi şeker bombası değildi. Özellikle fazla kızarmış parçaları ayrı bir güzel. Sabah kahvaltısı için Antep'te gidilebilecek en iyi yer.



Tahmis Kahve - Menengiç Kahvesi

Antep’in meşhur kahvesi, menengiçten yapılıyor. Fıstık da menengiç ağaçlarının aşılanmasıyla elde edilen bir meyve. Menengiç çekirdekleri kavrulup öğütülüyor. Elde edilen yağlı karışım sütle karıştırılıp kaynatılınca gerçek Menengiç kahvesi elde ediliyor. Yanında da Atatürk çerezi denilen leblebi, çedene, menengiç ve fıstıklı bir karışım ikram ediliyor. Menengiç kahvesini birçok mekanda görebilirsiniz. Ama maalesef bunlar genelde süt tozu ile hazırlanmış hazır kahve tozları. Lezzet olarak da gerçeğinin yanında çok çok kötü kalıyor. Kahve için doğru adres Tahmis Kahvesi, 1635 yılından beri hizmet veriyor. Nostaljik mekanında sıcak sıcak kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Çay tercih ederseniz Zahter Çayı’nı da öneririm.



Koçak - Baklava

Antep’ten dönüş uçağında muhtemelen en çok Koçak Baklava’nın torbalarını göreceksiniz. Nedendir bilmiyorum am özellikle yereller bir yere giderken hediyelik olarak buradan baklava almayı tercih ediyor. Tattığım fıstıklı burma kadayıf, fıstıklı sarma ve kare baklava gayet lezzetliydi. Ama ayrıca bir mükemmelliği yoktu. Akşam 10’da bile havuç dilim yiyen amcalarla doluydu içerisi.


İmam Çağdaş - Kebap & Baklava

Nusret, baklavalarını buradan alıyor diye popülerizmin bir parçası haline gelen mekan. Buraya baklava için değil de adam akıllı kebap yemek için gelin. 2017’de geldiğimde Patlıcan Kebabı, Altı Ezmeli Kebap, Simit Kebabı ve Lahmacun tatmıştım. Doğrusu hiçbiri beni o kadar da etkilemişti. Kebap konusunda Adana bence bir adım önde. Burada ayranın eski usul bakır kaplarda verilmesi çok güzeldi. Baklavaları ise Ömer Güllü’nünkilere göre daha tatlı.

Akşam Simit Fırını - Kahke

Antep’in onca lezzeti arasında gelenlerin fark etmediği bir lezzet bence “Kahke”! Antep’in yöresel kuru pastası olarak tanımlayabileceğimiz kahkenin tatlı ve tuzlu çeşitleri mevcut. En önemli özelliği nohut mayalı olması olan kahkenin bence en güzeli anason aromalı olan tatlı versiyonu. Tahinlisi, haşhaşlısı, çubuk şeklnde olanı, fıstıklısı gibi çeşitleri mevcut. İçindeki maya sayesinde 1-2 ay bayatlamadan kalabilen kahkeden kutu kutu alın sevdiklerinize götürün.


Sıkmacı Fato - Sıkma

Daha çok Adana’da karşınıza çıkacak olan Sıkma, bir nevi sac üzerinde pişen kalınca bir gözleme. Sıkmacı Fato’da içerisinde Antep peyniri bulunan sıkma, yanına da çay ile kahvaltınızı yapabilirsiniz.



Mutfak Sanatları Merkezi - Yöresel Antep Mutfağı

2017 yılında Antep’in ilk gurme restoranı olarak açılan mekanda çoğu yerde bulamayacağınız Antep yemeklerini tadabilirsiniz. Dönemsel olarak değişiklik gösteren bir menüye sahip. Biz Yuvarlama, Ayvalı lahmacun, Kapamalı Firik Pilavı, Börek Çorbası ve Elma Tavası tatma fırsatı bulduk. Ayvalı Lahmacun’un ayvalı olduğunu bilmesem normal lahmacun sanardım. Elma Tavası oldukça güzeldi. Elmanın tatlılığı et ile birleşmişti. Ancak herkesin beğenebileceği bir yemek olduğunu söyleyemem. Antep’e gelmişken mutlaka Firik Pilavı tadın, tadamazsanız da çarşıdan alıp evde yapın. Henüz buğdayın tarlada tam olgunlaşmadan yeşil haldeyken buğday saplarının yakılmasıyla oluşturulan is aromalı bir buğday türü. Bu aromayı yerken mutlaka hissedeceksiniz.



Erçelebi Kömürde Kadayıf

Antep’te gece hayatı demek tatlıcılara gitmek demek. Fıstığın onlarca farklı şekilde karşınıza sunulduğu bir şehir Gaziantep. Erçelebi’ye gidip bir de közde pişmiş fıstıklı lezzetleri denemelisiniz. Doğrusu Hatay değil Antep künefeleri çok daha lezzetli oluyor. Çünkü bolca fıstık, daha kıtır bir kadayıfla birleşiyor. Erçelebi’de biz önce Gelin Bohçası ve Sütlü Kadayıf tattık. Ama asıl bomba Ezme idi. Altı kadayıf, ortası bolca kaymak, üzeri de kalın bir tabaka fıstık olan bu şuruplu tatlı mükemmeldi. Aman dikkat! Karnınız dolu gitmeyin, yoksa yiyemedikleriniz içinizde kalır.



Hösüoğlu Pide Fırını - Yağlı Ekmek

Bloggerlar tarafından hiç önerildiğini duymadığım ama şehrin merkezinde hemen kalenin alt tarafında bulunan bir fırın burası. Tırnaklı pide, Mısır ekmeği ve Yağlı Ekmek bulabilirsiniz burada. Sivas Katmeri’ne çok benzeyen Yağlı Ekmek, kat kat yağlanmış hamurdan oluşan boş bir hamur aslında. Oldukça lezzetli ama biraz da margarin tadı geliyor. Hangi yağı kullandıkları konusunda şüpheliyim.



Yesemek Gaziantep Mutfağı

Antep’in yöresel yemeklerini tadabileceğiniz bir diğer mekan da Yesemek. Turistler için yaratılmış bu mekanda biz Mıcırık Aşı ve Şiveydiz tatma fırsatı bulduk. Mıcırık Aşı, kuru patlıcan, kuru domates, soğan, pirinç ve sarımsaktan oluşan bulamaç kıvamında bir yemek. Şiveydiz ise taze sarımsak, pırasa, yoğurt, nohut ve kuzu etinden oluşuyor. Doğrusu çok sevdiğim Şiveydiz’i burada hiç beğenmedim. Malzemeler hiç bütünleşmemişti.



Baklava Müzesi

Millet Hanı’nın üst katında açılmış olan Baklava Müzesi, şehri ziyaret edeneler için her gün saat 14’te baklava yapımını gösteren mini bir şov düzenliyor. Biz sadece 3 kişi olduğumuz için şovu göremesek de burada da baklava denemeyi ihmal etmedik. Çalışan adamın söylediğine göre şehrin en kaliteli baklavalarından biri buradaymış. Çünkü müze adı altında her şeyin usulünce yapılmasına, turistleri memnun etmeye büyük özen gösteriliyormuş. Gerçekten de güzeldi baklavalar.



Şebciler Lahmacun ve Kebap - Çullama

Çullama deyince farklı bir yemek gelmesin aklınıza. Bu ifade 50 santimlik lahmacun için kullanılıyor. Burada Antep lahmacunu ya da soğanlı cevizli lahmacun yiyebilirsiniz. Antep lahmacunu sarımsaklı ama soğansız olması yönüyle diğer lahmacunlardan ayrılıyor. Biz cevizli soğanlıdan tattık. Ceviz oranı çok azdı. Zaten ucuz bir mekan olduğu için malzemelerin bol olmasını da beklemezdik.



Karaoğlu Gıda Zeynelabidin

Antep Çarşısı’nda gezerken en büyük kafa karışıklığı da dönüş için alacaklarınızı nereden alacağınıza karar vermek. Daha iyi olup olmadığını bilemem ama bize karşı ilgisi yüksek olduğu Karaoğlu Gıda’yı öneriyorum. Buradan pul biber, sumak, kuru biber, kuru acur, kuru kabak, kuru patlıcan, sıvı sumak (sumak ekşisi), pekmez (sıvı değil katı), Firik gibi birçok yöresel ürün alabilirsiniz.



Çulcuoğlu

Bol ikramlı kebap yemek istiyorsanız tercihiniz Çulcuoğlu olmalı. Ama baştan söyleyim hesabı görünce ikramı da ödediğinizi görüyorsunuz. Siparişinizi verir vermez önünüze az çorba, salata turşu, Firik bulguru ve cacık geliyor. Aşırı kalabalık ve hiç bitmeyen bir garson akışı içerisinde sürekli gelenleri bitirmeye odaklanmış bir şekilde tüketiyorsunuz. Ardında midye tavanın tavuk versiyonu tavuk tava ve minicik ve kupkuru bir içli köfte geliyor. Biz Soğan Kebabı ve Sebzeli Kebap söyledik ana yemek olarak. Soğan Kebabı, önünüze bir anda güveçten tabağa ters çevrilerek servis ediliyor. İçerisindeki limonlardan ötürü hafif buğulama balık hissi oluşuyor yerken. Soğanlar da fazla pişmiş olduğu için limon aromasının da etkisiyle kebabın et kısmı arka planda kalıyor. Ama Sebzeli Kebap gayet güzeldi onu söyleyim. Sebzeli deyince öyle güveç tarzında bir şey gelmesin aklınıza. Zırhlı et, maydanoz ve sarımsaktan oluşuyor bu kebap. Her şeyi yediğinizde bir de çay ve meyve tabağı ikramı da geliyor. Sistem güzel ancak lezzetler kötü. Başka şubeleri de varmış, belki burada bulamadığımız lezzeti siz orada bulabilirsiniz.


Akciğer kavurma

Antep’in gece sokak yemeği Akciğer Kavurma! Bir mekan ismi veremeyeceğim ancak Öğretmenevi ile Ömer Güllü şubesi arasındaki kaldırım üzerinde her akşam bir dükkan kaldırıma tezgahını kuruyor. İsteğinize göre tırnaklı pide arasına dolduruyor bol baharatlı akciğer kavurmadan. Biraz ağır ama oldukça lezzetli bir gece atıştırmalığı.


Bozdemir Fıstık Ticaret - Fıstık & Şirin Tarhana

“Fıstık nereden alabilirim?” sorusuna cevabım ise Antepli arkadaşım Şevval’in babasının önerisiyle Bozdemir Fıstık. Burası turistik değil de çuval çuval ve kalite kalite ayrılmış fıstıkları ile halka hizmet ediyor. En pahalı fıstıklar daha çok baklavacılar tarafından tercih ediliyor. Kavrulmuş ve kavrulmamış almak sizin tercihiniz. Ama bence kavrulmamış almak daha sağlıklı hem de fıstığın gerçek tadını almak adına önemli. Zaten kavrulmuş fıstığın daha ucuz olduğunu düşünürsek daha az kaliteli fıstıkları kavurduklarını anlayabiliriz. Sonuçta baklavada kullanacakları fıstığı kavurup heba etmezler herhalde. 2020 yılı Ocak ayında fıstık kuru kilo başına 150-200 TL arasında değişiyordu. Bu yazıyı okuduğunuzda kim bilir kaç olacak? Bir de burada “Şirin Tarhana” bulabilirsiniz. Pestil benzeri bu tatlı yiyecek kaynatılan pekmezin simit adı verilen ince bulgur ile birleşip kurutulmasıyla yapılıyor. Tadı kadar buna da tarhana demeleri bayağı ilginç.


Tütün Han - Kaçak Çay

Bu kadar güzel yemek arasında bir de mola vermek lazım değil mi? Hem tarihi dokusunu koruyan hem de kaçak çayın lezzetini varabileceğiniz bir mekan Tütün Han. Birkaç farklı işletme bulunuyor. Ortada yer alan yer masalarında bağdaş kurarak çayınızı yudumlamak ayrı bir zevkli.

Cıvık Kaymak

Antep’te peynircilere mutlak uğrayın. Spesifik bir mekan adı bilmiyorum. Ama peynirciden Antep peyniri ve cıvık kaymak alın. Cıvık kaymak, adından da anlaşılacağı gibi sıvı bir kıvamda. Genel olarak halk lavaş tarzı ekmeği önce bu kaymağa sonra pudra şekeri ve Antep fıstığına batırlıyor. “Yalancı katmer” olarak tüketiliyor.